DERGİ GÜNLÜĞÜ 28.3.2014

Bu sabah yine dergimizi düşünerek uyandım. Yeni bölümler düşlüyoruz. Düşündüğümüzü uygulayabilirsek eğlenceli olacağa benzer. 3. sayıya muhtemelen yetişmeyecek; ama bir yandan da iyi bir şey bu. Bize konuyu daha derinlikli hale getirme fırsatı verebilir.

İsimler düşünüyordum sabah; ne yapabiliriz, kimler olsun. “Yeni” ne eklenebilir. En heyecanlı olduğum(uz) zamanlar, bu beyin fırtınası vakitleri.

Akşam kaligrafi yazarımızla buluşacağız. Yaptığımız dergi planına son şeklini vereceğiz.

Kaligrafi kursuna gitmek isteyip fırsat bulamamışlara sevindirici bir haber verelim: Üçüncü sayıda başlayacak kaligrafi yazılarımızla bu sanatı da öğrenebileceksiniz (biz de öğreneceğiz).

Yarın Turgut Çeviker’le sohbet edeceğiz. Bize bazı belgeler verecek.

Ayrıntısını yarın muhakkak yazarız.

Dergiyi çok seviyorum.

Not: Doğan Hızlan’ın yazısından sonra çok güzel e-mektuplar aldık. Boşvermeyip bize yazan ellerinize teşekkür ederim.

Ö.

DERGİ GÜNLÜĞÜ 28.3.2014

Dergi günlüğü: 27.03.2014

ezgi-bursa-1

Bursa’daki okurlarımız ilk sayıdan beri dergiyi kendi şehirlerinde görmek istiyorlardı. Bir türlü Bursa bağlantısını sağlayamadığımız için üzülüyorduk. Çünkü kitabevleri dergileri genellikle büyük dağıtımcılardan alıyor. Bugün yine bir okurumuz Mürekkepbalığı’nı Bursa’da bulamadığını yazdı. Kendisine olumsuz cevap vermek zorunda kaldık. “Böyle olmaz” diyerek makus talihimizi yenmek için önce BKM Kitabevini aradık, telefonu açan olmadı.

Sonra Ezgi Kitabevi’nin Nilüfer’deki şubesini aradık ve Ömer Bey ile konuştuk. Daha kendimizi tanıtır tanıtmaz “Derginizi istiyorlar, bugün de gelip sordular.” dedi. “Kaç dergi gönderelim?” diye sorduk, “20 tane yeterli şimdilik, biterse tekrar isterim.” dedi. Böylece listemize Bursa’yı da eklemiş olduk. Bugün kargoya vereceğiz. Mürekkepbalığı’mız yarın veya en geç sonraki gün Ezgi Kitabevi’nin Nilüfer’deki şubesinde bulunacak.

Ayrıca unutmadan ekleyelim, bu akşam dergi planı yapıyoruz. Yeni konuları belirleyeceğiz.

Dergi günlüğü: 27.03.2014

Dergi günlüğü: 26.03.2014

doganhizlan

Bu sabah güne çok sevindirici bir haberle uyandık: Doğan Hızlan beyefendi Hürriyet’teki köşesinin tamamını dergimize ayırmış!

Doğan Hızlan’ın yazısından sonra gün boyu telefonlarımız susmadı, e-posta kutumuz ise dolup taştı. Telefon edenler de hem tebrik ediyor hem de dergimizi nerede bulacaklarını soruyor.

Yola çıkarken yalnızdık, bizi bu güzel dergiden vazgeçirmek isteyenler, “Mürekkepbalığı’nın sonu hüsran olacak” diyenler vardı. Şimdi dergi hazırlığı nedeniyle yaşadığımız bütün o yorgunluklar ve üzüntülerin sona erdiğini hissediyoruz.

Doğan Hızlan çok yaşasın!

Dergi günlüğü: 26.03.2014

DERGİ GÜNLÜĞÜ 25.3.2014

Sabah Şule Gürbüz’ü gördük. Yağmur çiseliyor, o da saat atölyesine doğru koşturuyordu. Derginin ikinci sayısını daha verememiştik. Şemsiyesini itinayla kapatıp kapağa baktı. Hepimiz sessiz kaldık. Dergimize yazacağı yazıyı sorduk, “Yazı hazır,” dedi. Baharla güzel haberler birleşti.

Panter Kırtasiye dergi istemiş, akşam götürelim, hem biraz da mürekkepleri kurcalayalım diyoruz. En sevdiğimiz şey, kitaplar; sonra kitapların mürekkepleri.

DERGİ GÜNLÜĞÜ 25.3.2014

DERGİ GÜNLÜĞÜ 24.03.2014

Bugün dergi için ne yaptık?

Her gün bu cümleyle uyanıyoruz. Başka başka işlerde çalıştığımızdan yapabileceklerimizin çok azını yapıyoruz aslında.

*Yanlış anlayıp Kültür Bakanlığı’na gönderdiğimiz dergiler geri gelmiş, 100 tl zarar hanemize yazıldı. İade ücreti de 15 tl:)

*Yazı siparişleri verildi. Bugün yeni sayının planını yapacağız.

*Erhan (kaligraf) üçüncü sayıda kaligrafi öğretmeye başlayacak. Yazısını yazdı. Cuma günü buluşup yazıya son halini vereceğiz.

*Doğan Hızlan ilk sayıda bize pek kızmıştı. “Böyle güzel bir dergi yapıyorlar ve benim haberim yok!” diye. Yazı yazacağını söylemiş, ikinci sayımızın çıkmasını beklemişti. Bu hafta dergimizi yazacakmış, ne güzel^^Resim

DERGİ GÜNLÜĞÜ 24.03.2014

DERGİ GÜNLÜĞÜ 23.03.2014

Bazı efsane dergiler vardır. Bunların çoğu günümüzde yaşamıyor. Ama bu dergileri düşünen, düşünmekle kalmayıp günışığına kavuşturan o güzel insanların bir kısmı yaşıyor.

Biz de onlardan birine ulaşmak istemiştik. Ben iyi mektup yazamadığımdan haliyle bu iş de Özge’ye kalmıştı.

Hemen beklemiyorduk ama yanıt çabuk gelmiş. Telefondan üstadın incelikli mektubunu dinledim. Dinlerken yüzümün sevinçten kırıştığını hissettim! Üstelik dergimizi görmüş. “Bir hayırlı olsun demek gerekirdi ama ihmal ettim” diyordu. Elinde daha önce çıkardığı dergiden kalma çok malzeme olduğunu muhakkak rûberû (yüzyüze) görüşmemiz gerektiğini de mektubuna eklemiş ve telefon numarasını vermiş.

Mürekkepbalığı’nı çok seviyorum! Bizi güzel ve zeki insanlara götürüyor. 😉

M.

DERGİ GÜNLÜĞÜ 23.03.2014