Mürekkepbalığı 4. sayı içeriği

4.MUREKKPBALIGI_kapakTürkiye’nin ilk ve tek yazı kültürü dergisi Mürekkepbalığı’nın dördüncü sayısı çıktı!

Bu sayıda yer alan konular:

  • “İklim, insanları ve yazıyı etkilemiştir.” diyen hattat Etem Çalışkan’ın yazı odasına konuk olduk. Etem Çalışkan yazının binlerce yıllık tarihinin ona düşündürdüklerini ve kendi yazı serüvenini anlattı.
  • Fatma Cihan Akkartal, her sabah güneşle uyanıp 2 saat Dante okuyan kitap âşığı Alberto Manguel’in görkemli kütüphanesinde gezindi ve izlenimlerini yazdı.
  • Defter filozofu Nihat Ateş bir defterin ne zaman başlayıp ne zaman biteceği üzerine bir yazı kaleme aldı.
  • Mimar ve kuş gözlemcisi Boran Biriz, efsanevi bir kuş olan hüdhüdün tarih ve sanat yolculuğuna eşlik etti.
  • Reha Akşener, bu sayıda en iyi 10 tükenmez kalemi belirledi.
  • Yıllarca Rusya’da yaşayan kitap tutkunu, araştırmacı, mimar ve küratör M. Melih Güneş, artık çoğu kapanmış Moskova’daki sahafları anlattı.
  • Çevirmen C. Cengiz Çevik, Sarah Dry’ın The Newton Papers adlı kitabından yola çıkarak, fizikçi ve filozof Isaac Newton’ın elyazması notlarının başına gelenleri inceledi. Üstadın 300 yıllık mürekkep tarifi de yazıya eşlik ediyor.
  • Kaligrafi eğitmenleri Erhan Olcay ve Emrah Yücel ile güzel yazı sırlarının anlatıldığı derslerin ikincisinde harflerin anatomisi ayrıntılı olarak gösteriliyor.
  • Dolmakalem uzmanımız Ali İkizkaya, ucu dahil tüm parçaları elde üretilen Graf von Faber-Castell’in bakkam ağacından imal edilmiş özel Intuition Pernambuco dolmakalemini inceledi.
  • Yeni sayımızda ayrıca, 1911’de Japonya’da kurulan Sailor firmasının dört mevsime adanmış mürekkeplerini, dolmakalem satışlarının neden arttığıyla ilgili bir araştırmayı, ilginç bir defterin anatomisini, 7. yüzyılda yazılmış ve anayasal özellikler taşıyan ilk ferman, “Şotoku Fermanı” hakkında bir makaleyi, koku uzmanı Vedat Ozan’dan kokulu mürekkep değerlendirmesini, “2001: Bir Uzay Macerası”na özel üretilen dolmakalemi ve kâğıt turnalara ilişkin yazıyı okuyabilirsiniz.
Mürekkepbalığı 4. sayı içeriği

Mürekkep kardeşliği

murekkepbaligi_magazine_2Mürekkepbalığı‘nın 4. sayısında yayımlanan anketi düzenleyen Melike Çakan, hem ülkemizden hem de dünyanın çeşitli ülkelerindeki bloggerlara geçtiğimiz yılın dikkat çekici mürekkebini ve kalemini sordu.

Mürekkepte, herkesin bakış açısı ve değerlendirme anlayışları farklı olmakla birlikte çoğunluk J. Herbin Stormy Grey’den yana.

Konuya aykırı yaklaşımlar da var elbette.

Kalemde ise herkes mizacına uygun bir tercih yapmış. Ayrıca “Favori dolmakaleminiz nedir?” sorusu sorulmamış ama hızını alamayanlar (ben dahil) sevdikleri kalemleri de -fırsattan istifade- anlatmış.

Kalemi ve mürekkebi sevenler bu önemli sayfaları kaçırmasın derim.

(Mehmet)

Mürekkep kardeşliği

“İklim, insanları ve yazıyı etkilemiştir.”

001_MB_kapak-detay1
Yeni sayımızın kapağından bir ayrıntı.

Başlıktaki söz yazı insanı Etem Çalışkan ile yaptığımız röportajdan bir alıntı.

Kendisiyle iki kez görüştük, çizgiye ve yazının ruhuna dair önemli şeyler söyledi.

Röportaj Etem Çalışkan’ın “Yazı nedir, biliyor musunuz?” sorusuyla başladı ve “Yerli yerindeyse eğer her şey; boşluk bile sanattır.” cümlesiyle bitti.

Aslında bitmedi, açık bir kapı kaldı.

Yazının büyülü dünyasına açılan bir kapı.

M.

“İklim, insanları ve yazıyı etkilemiştir.”

Dergi Günlüğü: 07.05.2014

sinasi-acar

Bugün Şinasi Acar ile telefonda konuştum. Kaç senedir tanıyordum Şinasi Acar‘ı, Şule Gürbüz tanıştırmıştı, Yapı dergisindeki yazılarının hastasıydım, fakat basiretim bağlanmış herhalde, dergi hazırlıkları sırasında onu tamamen unutmuşum. Bugün kendimi affettirmek için aramıştım.

Mürekkepbalığı’nı anlattım. Yazı konularını duydukça çok hoşuna gitti. Zaten Şinasi Bey, Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi’nde yazı kültürü dersleri veriyor. Muazzam bir araştırmacıdır, hat sanatından köprülere, saatlerden mimarlıkta kullanılan satrançlı yazıya kadar ilgi alanı çok geniştir.

Memlekette onun gibi yüz kişi olsa, kültür ve sanat tarihimiz mükemmel bir kütüphaneye kavuşur. Devlet başkanı olsam ona madalyalarla onurlandırırdım. Öyle şahane bir adamdır. (Bakınız sadece şurada kayıtlara geçmiş 45 makalesi var, sol üstte göreceğiniz “basit tarama”yı tıklayın açılan forma Şinasi Acar yazın ve görün analar ne evlatlar doğuruyormuş. Kitapları ise ayrı bir dünyadır.)

Telefonda ayrıca onu hatırlatan 1729 öncesi Türkiye’de basılan kitaplarla ilgili bir kaynakçayı haber verdim. (Kaynakçayı hazırlayan araştırmacı Bülent Ağaoğlu sağ olsun.)

Günün en güzel gelişmesi şudur: Mürekkepbalığı için yazı sözü aldım Şinasi Acar’dan.

Konuyu belirlemedik daha lâkin enfes bir yazı olacak dördüncü sayımızda, biliyorum.

Mehmet Şinasiperver

Dergi Günlüğü: 07.05.2014

DERGİ GÜNLÜĞÜ 28.3.2014

Bu sabah yine dergimizi düşünerek uyandım. Yeni bölümler düşlüyoruz. Düşündüğümüzü uygulayabilirsek eğlenceli olacağa benzer. 3. sayıya muhtemelen yetişmeyecek; ama bir yandan da iyi bir şey bu. Bize konuyu daha derinlikli hale getirme fırsatı verebilir.

İsimler düşünüyordum sabah; ne yapabiliriz, kimler olsun. “Yeni” ne eklenebilir. En heyecanlı olduğum(uz) zamanlar, bu beyin fırtınası vakitleri.

Akşam kaligrafi yazarımızla buluşacağız. Yaptığımız dergi planına son şeklini vereceğiz.

Kaligrafi kursuna gitmek isteyip fırsat bulamamışlara sevindirici bir haber verelim: Üçüncü sayıda başlayacak kaligrafi yazılarımızla bu sanatı da öğrenebileceksiniz (biz de öğreneceğiz).

Yarın Turgut Çeviker’le sohbet edeceğiz. Bize bazı belgeler verecek.

Ayrıntısını yarın muhakkak yazarız.

Dergiyi çok seviyorum.

Not: Doğan Hızlan’ın yazısından sonra çok güzel e-mektuplar aldık. Boşvermeyip bize yazan ellerinize teşekkür ederim.

Ö.

DERGİ GÜNLÜĞÜ 28.3.2014